Kendini Sevmek

Aylık Bülten

Güncel çalışmalarımdan, yayınladığım yazı ve videolardan en hızlı şekilde haberdar olmak için, aylık bültenime üye olun.

    “Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar.” – Osho

    Kişisel gelişim kitaplarının hemen hepsinde, istediğimiz hayatı yaşamamız için yapmamız gerekenler listesinin başında kendini sevmek geliyor.

    Kime sorsan lafta kendini çok seviyor ama çok az kişi istediği hayatı yaşıyor. Dolayısıyla “kendimi gerçekten seviyor muyum?” sorusuna verdiğimiz cevabın doğruluğunu sorgulamakta fayda var.

    Peki ama kendimizi sevip sevmediğimizi nasıl anlarız? Bunun bir ölçütü var mı? Daha da önemlisi, eğer kendimizi yeterince sevmiyorsak, kendini sevmek için neler yapmalı, nereden başlamalıyız?

    Derler ki, insanın dış dünyası, iç dünyasının yansımasıdır. Bu sözün doğruluğuna, kendi deneyimlerim sayesinde kalpten inanıyorum.

    Dışarısı içeridekilerin yansımasıysa “başkalarıyla kurduğumuz ilişki, kendimizle kurduğumuz ilişkinin yansıması” olabilir mi? Ve hatta bir adım daha ileriye gidersek “kendimizi, başkalarını sevdiğimiz kadar mı seviyoruz acaba?”

    Elbette ki herkesin hayatında çok sevdiği, değer verdiği bir sürü kişi var. Anne, baba, eş, çocuklar, arkadaşlar ve doğadaki diğer canlılara karşı duyduğumuz sevgi hepimizin paylaştığı ortak duygular.

    Dolayısıyla, kimi ne kadar sevdiğimize bakarak doğru değerlendirme yapmak kolay olmayabilir.

    O zaman gelin olaya bir de tersinden bakalım ve yukarıdaki önermeyi ters çevirelim; “Başkalarını ne kadar sevmiyorsak, kendimizi de o kadar sevmiyoruz”.

    İşte bu perspektiften, kendimizi ne kadar “az” sevdiğimize dair daha somut bir şeyler yakalayabiliriz.

    Kendinize Karşı Dürüst Olun

    Şimdi bir düşünün bakalım. Etrafınızda, pek hoşlanmadığınız, sizden haz etmediğini düşündüğünüz, düşman gibi görünen, negatif duygular hissettiren, yanındayken güvende hissetmediğiniz, hatta tahdit altında hissettiğiniz kişiler var mı? Ve bu negatif duyguların yoğunluğu ne?

    Kimileri, sadece spesifik bir kişiye karşı, çok yoğun negatif duygular besler. Örneğin aldatmış koca, sevgili ya da ortağa karşı duyulan yoğun öfke ve kızgınlık bu tür duygulardır. Kimisi ise, etrafındaki çok sayıda kişiye karşı, daha az yoğun negatif duygular hisseder. Mesela işyerinde yada gelin gittiği ailede dışlandığını düşünen bir kişinin, o ortamdaki insanlara karşı gücenme, kırgınlık ve kızgınlık beslemesi gibi.

    İşin güzel tarafı, çift yönlü bu önermenin herhangi bir yönü üzerinde çalışıp onu iyileştirirseniz, otomatik olarak diğer yönü de şifalamış olursunuz.

    Örneğin, hayatınızda çok yoğun kızgınlık ve öfke duyduğunuz biri varsa ve onu yürekten affederseniz, kendinizi daha çok seversiniz. Kendini daha çok sevmenin mükafatını ise, bütünsel iyilik hali olarak alırsınız.

    Diğer yönden gider ve kendinizi daha çok sevmek için bir şeyler yaparsanız, başkalarıyla olan ilişkilerinizin de otomatik olarak şifalandığını görürsünüz.

    Birinci yol, yani “affetmek”, zorlu ve çetin olduğu kadar en etkili ve hızlı yoldur. Bu konuyu diğer bir yazımda daha detaylı bir şekilde ele alıyorum.

    İkinci yol yani “kendini sevme” adına çalışmalar yapmak, biraz daha orta vadede sonuç verir. Ve eninde sonunda birinci yol ile birleşir. Öz sevgisi güçlenmiş bir kişi, affetme sürecinde çok daha kolay ilerler.

    Peki, kendini sevmek için ne gibi çalışmalar yapılabilir?

    Bu konuyla ilgili pek çok meditasyon ve şifa teknikleri yada kişisel gelişim kursları var. Ancak bu yazımda kendi geliştirdiğim ve günlük yaşamda kolaylıkla uygulanabilen bir metodu sizlerle paylaşmak istiyorum. Adını da esprili olsun diye ”spiritüel kremlenme” koydum:)

    Bana nefesi sevdiren ilk nefes koçum Mustafa Zeynel Öktem, yaptığımız seanslardan birinde, kendimle ilişkimi geliştirmem için bedenimi farkındalıkla kremlememi önermişti. Bu sayede, kendime sevgi ve ilgi vermenin yanı sıra fiziksel bedenimi hissetmeyi de öğrenecektim.

    Yüzüne bile nadiren krem süren biri olarak, bu öneri bana baştan çok saçma geldi. Ancak yine de denedim. Denemeye devam ettikçe bunu geliştirdim ve olumlamalarla süsleyerek banyo sonrası ritüelim haline getirdim. Beş dakikamı bile almayan bu yöntem, kendimle olan ilişkimi iyileştirerek, kendimi daha fazla sevmemi sağladı.

    İşte size mucize formül:)

    1. Kendinize büyük boy vücut kremi alın

    Büyük boy ambalaj hem fiyat hem de kullanım süresi anlamında daha avantajlı. Özellikle cildinize uygun, doğal içerikli bir krem kullanırsanız, cilt sorunlarınızın bir süre sonra büyük ölçüde iyileştiğini de göreceksiniz.

    2. Kremlenin!

    Bedeninize sevgi ve ilgiyle dokunup, onu hissederek kremleyin.

    3. Olumlama Cümleleri Söyleyin

    Vücudunuzun her bir bölgesini kremlerken, içinizden ya da sesli olarak olumlamalar söyleyin.

    Benimkiler şöyle;

    • Yüz: Kalbimdeki sevgi ışıl ışıl yüzüme yansıyor. Yüzümdeki sevginin güzelliğini görüyorum.
    • Sol Omuz: Kendimi tamamen affediyorum.
    • Sol Kol: Hedeflerime kolaylıkla ulaşıyorum.
    • Sağ Omuz: Başkalarını tamamen affediyorum.
    • Sağ Kol: Başkalarına hedeflerine ulaşmaları için yardım ediyorum.
    • Boğaz: Varlığımı bu dünyada kolaylıkla ifade ediyorum.
    • Göğüs bölgesi (sol): Kendimi çok seviyorum ve kendime karşı şefkatliyim.
    • Göğüs bölgesi (sağ): Başkalarını çok seviyorum ve onlara karşı şefkatliyim.
    • Göğüs bölgesi (orta): Seviyorum, seviliyorum. Kalbimden her yöne doğru sonsuz sevgi yayılıyor. Ve bu sevgi katlanarak bana geri dönüyor.
    • Karın bölgesi: Ruhumdan gelen gücümü kabul ediyorum. Başkalarına da kendi güçlerini kabul etmeleri için yardım ediyorum.
    • Sırt bölgesi: Sorumluluklarımı keyifle ve neşeyle yerine getiriyorum.
    • Hara bölgesi: Çok yaratıcıyım. Yaratıcılığımı her alanda kolaylıkla kullanabiliyorum.
    • Kalçalar: Tüm ihtiyaçlarım ve konforum, talep etmeme bile gerek kalmadan kolaylıkla karşılanıyor.
    • Sol Bacak: Hayatta emin adımlarla ilerliyorum. Hayatın akışına güveniyorum.
    • Sol Diz: Esneğim. Her duruma ve koşula kolaylıkla adapte olabiliyorum.
    • Sağ Bacak: Başkalarına da hayatta emin adımlarla ilerlemeleri için yardım ediyorum. Hayatın akışına güvenmeleri için onları destekliyorum.
    • Sağ Diz: Başkalarına da esnek olabilmeleri için yardım ediyorum. Her durum ve koşula kolaylıkla adapte olabilmeleri için onları destekliyorum.
    • Sol Ayak: Her zaman yere sağlam basıyorum. Köklüyüm.
    • Sağ Ayak: Başkalarının da yere sağlam basması ve köklenmesi için destek veriyorum.
    • Saçlarınızı tararken/şekillendirirken: Hayatımı kolaylıkla düzenliyorum. Hayatıma istediğim şekli veriyorum.

    Ben bu olumlamaları Louise Hay‘in “Düşünce Gücüyle Tedavi” kitabından, içimden geldiği gibi uyarlayarak oluşturdum.

    Sizler de kendi olumlamalarınızı yaratabilir ya da sadece tek bir olumlamaya odaklanabiliriz. Örneğin; “seni seviyorum ve teşekkür ediyorum.”

    İçinizden nasıl gelirse ve kendinizi nasıl daha iyi hissederseniz öyle yapın. Yeter ki kendinizi sevme anlamında minik de olsa bir adım atın.

    Kendini Sevmek ve İyi Hissetmek Garanti!

    Her gün yada gün aşırı banyo yaptığımızı düşünürsek, bu uygulamanın ne kadar hızlı sonuç vereceğini tahmin edebilirsiniz. Hele hele kremlenme sonrası kendinizi kucaklayıp bir güzel de öperseniz anında çok iyi hissedeceğinizi garanti ederim:)

    Bazılarımız için aynaya bakarak “seni seviyorum” demek bile oldukça zor iken, kendine sarılıp öpmek biraz fazla gelebilir. Özellikle erkek okurlar buna önyargılı yaklaşabilir. Halbuki şöyle de düşünülebilirsiniz;

    Bu dünyada bizi en çok sevmesi gereken kişi kendimiz olmalıyız. Ve bu sevgiyi fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak her seviyede ifade etmeliyiz. Kremlenme fiziksel seviyede, olumlamalar zihinsel seviyede ve hissettiğimiz olumlu duygular ise ruhsal seviyede çalışarak bir bütünlük oluşturur.

    Kaldı ki, kimse sizi göremez ve dolayısıyla da yargılayamaz. Mahrem alanınızda kendinizi doya doya sevmekte özgürsünüz.

    Yukarıda sizlerle paylaştığım metodu, farklı şekilde de uyarlayabilirsiniz. Aklıma ilk gelen uyarlama “spiritüel banyo”:)

    Nasıl mı? Banyoda bedeninizin her bir bölümünü keselerken yukarıdaki olumlamaları şarkı gibi söyleyerek:)

    Aklınıza gelen başka uyarlamalar yada bildiğiniz farklı yöntemler varsa lütfen benimle paylaşın. Veeee kendinizi sevin, daha çok sevin, çok çok sevin:)

    Sevgiler!
    Esra

    “Ne üstün zekâ, ne hayal gücü
    ne de her ikisi beraber,
    bir dâhi yapmaya yeter.
    Sevgi, sevgi, sevgi..  
    İşte bu dehanın ta kendisidir.”
    – Wolfgang Amadeus Mozart

    Youtube Kanalım

    En Son Yazılar